Markanızın Sosyal Medyada Zarar Görmesini Nasıl Engellersiniz?

Günümüzün dijital dünyasında, sosyal medyanın işinizi büyütmek ve marka farkındalığı yaratmak için en etkili yöntemlerden biri olduğunu söylebiliriz. Fakat bu platformlar yanlış kullanıldığında markaya yarar yerine, telafi edilmesi mümkün olmayan zararlar sağlayabilir.

Çalışanlarınızın ya da sizin yaptığınız uygunsuz yorumlar, fotoğraf paylaşımları, tweet’ler, kamuoyunu rahatsız edebilir ve bu durum şirketiniz bundan sonraki dönemde kötü bir imaja sahip olmasına sebebiyet verir. Yarattığınız olumsuz etkiden dolayı tüm gönderilerinizi silseniz bile, kullanıcıların yaptığı kötü yorumlar, tweet’ler, durum güncelemeleri sonsuza kadar internette kalır, mevcut ve potansiyel müşterileriniz de dahil olmak üzere herkes tarafından görülür.

Böyle vakalar yüzünden dijital ortamda oluşacak kötü şöhretinizin önüne geçemeyebilirsiniz. Nasıl iyi yapılan yorumlar daha çok kişinin markanıza yönelmesine sebep oluyorsa, kötü yorumlarda insanların markanızdan vazgeçmesine sebebiyet verebilir.

Biliyorsunuz internette yapılan her şey kalıcıdır. Bu yüzden marka imajınızı korumak için dijital stratejinizi çok iyi belirlemeli ve kullanıcı şikayetlerini, yorumlarını, eleştirilerini dikkate almalısınız.

Peki sosyal medyada markanızı zarar görmekten kurtarmak ve sorunları önlemek için nelere dikkat etmeniz gerekiyor, bunları hiç düşündünüz mü?

İşte markanızın sosyal medyada zarar görmesini engellemenin yolları:

Sadece markanızın promosyonunu yapmayın

Sosyal medya hesaplarınızı muhtemelen satışlarınızı arttırmak, marka farkındalığı yaratmak ve ürün ve servisleriniz hakkında müşterileri bilgilendirmek için kullanıyorsunuz. Markanızı rakiplerinizden bir adım öteye taşımak için tabi ki bunları yapmak zorundasınız. Fakat sadece markaya odaklanılmış bir sosyal medya stratejisi izlerseniz, bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalabilirsiniz.

Sosyal medya stratejinize yön vermeden, öncelikle kendinizi takipçilerinizin yerine koyun. Siz olsanız, sadece kendi promosyonunu yapan bir markayı takip eder misiniz? Muhtemelen cevabınız hayır olacaktır. Çünkü takipçiler sürekli kendi promosyonunu yapan markalardan hoşlanmaz, farklı şeylerle onları etkilemenizi bekler. Bu yüzden sosyal medya hesaplarınızda sadece kendinize odaklanmak yerine, sektörel bilgilere, toplumdaki güncel olaylara, yeni trendlere yer vermelisiniz. Takipçilerinize sorular sormalı, onlarla etkileşime geçmeli, yarışmalar düzenlemeli ve tabi ki eğlenceli olmalısınız. Onları önemsediğinizi ancak onlarla etkileşime geçerek gösterebilirsiniz.Takipçilerinizi kaçırmak istemiyorsanız, devamlı kendinize odaklandığınız bir tablo oluşturmaktan kaçınmalısınız.

Tutarlı ve hızlı yanıtlar verin

Sosyal medyanın bir iletişim aracı olduğu konusunda artık herkes hemfikir. Bu yüzden sosyal medyada var olmak demek, takipçilerinizin sizinle bu kanallardan iletişime geçebileceği anlamına gelir. Marka olarak sosyal medya platformlarında bulunmadan önce, bu durumu çok iyi değerlendirmeniz gerekir. Çünkü aktif olarak kullanılmayan sosyal medya hesapları, takipçilerin zihninde negatif bir tutum oluşmasına sebep olur.

Sosyal medya artık bir nevi müşteri hizmetleri gibi görüldüğü için, marka sayfalarınızı mutlaka aktif olarak yönetmeniz gerekir. Bu yüzden şirketinizle koordineli birilerinin bu sayfaları yönetmesinde fayda vardır. Çünkü sosyal medya hesap yönetiminde esas olan tutarlı ve hızlı etkileşimdir. Bu da bu yolla sağlanır.

Sosyal medyada takipçilerinizin yönelttiği sorulara, yaptıkları eleştirilere, olumlu görüşlere mutlaka ama mutlaka kısa sürede cevap vermek bu işin altın kurallarından biridir diyebilirim. Burada en çok yanlışa düşülen konu ise, sadece olumlu görüşlere teşekkür edip; olumsuz eleştiri, soru ve önerileri kulak arkası etmektir. Bu tutum markanız açısından fazlasıyla yanlıştır. Çünkü olumlu, olumsuz tüm görüşler sizin pazarlama stratejinize yön vermenize, zayıf ve güçlü yönlerinizi görmenize olanak sağlayacaktır.

Hassas konulara duyarlı olun

Markaların hassas konulara duyarlı olmaması, ülkemizde de sık sık rastladığımız bir konu aslında. Kriz ve felaket dönemlerinde markaların etkinlik düzenlemesi ve bu etkinlik görüntülerini sosyal medya hesaplarında paylaşılması, acılara ortak olmak yerine olayları umursamadan günlük rutin paylaşımlara devam edilmesi, hassas konularda yapılan ciddiyetsiz şakalar, iğneleyici paylaşımlar hep karşılaştığımız şeyler aslında.

Duyarlı olmak markanızın imajını pozitif yönde etkileyeceği gibi, markanıza birçok fayda da sağlar. Bu yüzden sosyal medya marka hesaplarını yönetenlerin burada unutmaması gereken şey, birey gibi değil marka kimliğiyle o hesapları yönettiğini unutmamasıdır. Hatta bu kişiler paylaşımda bulunmadan önce defalarca düşünmelidir. Çünkü markanızı takip ediyor diye tüm takipçileriniz sizinle aynı fikirde olmak zorunda değildir.

Markanızın bir kriz ile karşı karşıya kalmasını istemiyorsanız, hassas konularda duyarlı olunması gerektiğini unutmamalısınız. Çünkü hassas bir konuda yapacağınız en ufak bir hata, marka imajınızı hiç tahmin etmeyeceğiniz bir şekilde zedeleyebilir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir